Ben Bienal Sanatçısı Değilim by Ardan Özmenoğlu
Ürün Kodu:9786056353819
Ürün Açıklaması
Ardan Özmenoğlu'nun 2000'li yılların başlarından günümüze uzanan sanatsal üretiminde yüzleşme veya uzlaşma ihtiyacı duyduğu iki eser, Kaplumbağa Eğitmeni ve Mona Lisa'dır. Birinin etrafında dönen yerel sanat piyasasıyla ilgili tartışmalar ve diğerinin neşeli gülümsemesi etrafında inşa edilen sanat tarihi havası, Özmenoğlu'nun çalışmalarında ele aldığı kavramlara nüfuz etmiş gibi görünüyor. Eserin benzersizliği, kendiliğinden var olan "değeri", pazarlanabilirliği, sanatçının pratiğinde sürekli olarak atıfta bulunduğu temel kaygılar arasındadır. Sanatın piyasa değerini, "kesinlikle müzeler için yapılmamış" diyen tuval veya "Seks Satar" klişesini tekrarlayan çekici kırmızı neon eserle bir tür deneye tabi tutan eserlerinde, yerel kültürel işaretler, kelimeler ve hatırlatıcılar, küresel tüketim, alışkanlıklar ve daha geniş bir coğrafyaya yapılan göndermelerle yan yana getirilir; içerik ve malzemeler, oyunbaz bir yöntemle diyalog kurar. Özmenoğlu, sanat tarihine göndermeler yaparken, günümüzde yaygın olarak kullanılan malzeme ve teknikleri kendine özgü bir şekilde kullanarak, orijinal bir sanatçı olarak kendi yolunu çiziyor. Bu kitap, okuyucuya sanatçının 2006-2012 yılları arasındaki, öğrencilik yıllarından kendi stüdyosuna kadar olan dönemdeki eserlerindeki tematik ve kavramsal çizgiler etrafında bir "rehberli tur" vaat ediyor. Kaplumbağa Terbiyecisi ve Mona Lisa, Ardan Özmenoğlu'nun 2000'li yılların başlarından beri sanatsal üretiminde karşılaşma veya uzlaşma ihtiyacı hissettiği iki eserdir. Bunlardan birinin etrafında dönen yerel sanat piyasası hakkındaki tartışmalar ve diğerinin yaramaz gülümsemesi etrafında inşa edilen sanat tarihi havası, Özmenoğlu'nun üretiminde ele aldığı kavramlara nüfuz etmiş gibi görünüyor. Sanat eserinin benzersizliği, içsel "değeri", alınıp satılabilirliği, sanatçının pratiğinde sürekli olarak atıfta bulunduğu temel kaygılar arasındadır. Sanatın piyasa değerini bir tür deneye tabi tutan, tuval üzerine "kesinlikle müzeler için yapılmadı" diyen veya "Seks Satar" klişesini tekrarlayan çekici kırmızı neon eserler üreten sanatçının çalışmalarında, yerel kültürel işaretler, kelimeler ve hatırlatıcılar, küresel tüketim, alışkanlıklar ve daha geniş bir coğrafyaya yapılan göndermelerle yan yana getiriliyor; içerik ve malzeme, oyunbaz bir şekilde diyalog kuruyor. Sanat tarihine göndermeler yaparken, Özmenoğlu, günümüzde yaygın olarak kullanılan malzeme ve teknikleri kendine özgü şekillerde kullanarak orijinal bir sanatçı olarak kendi yolunu çiziyor. Bu kitap, okuyucuya, sanatçının 2006 ile 2012 yılları arasında, öğrencilikten kendi stüdyosuna geçiş yaptığı dönemdeki üretiminin tematik ve kavramsal çizgileri etrafında bir "rehberli tur" vaat ediyor.
SEPETE EKLE
Yorum Yap
Bu ürün için henüz yorum yapılmamış.